Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun ey değerli dostlar.
Yazarlardan biri, Adem peygamberin (ona selam olsun) önceki canlılardan evrimleştiğini ve Kur'an'ın buna karşı çıkmadığını, aksine buna işaret ettiğini kanıtlamak istedi.
Yazar, yukarıdaki iddialarını ispatlamak için getirdiği deliller arasında, varlık birliği (vahdet-i vücud) şeklindeki şirk inancını savunan büyük sufilerden Muhyiddin İbn Arabi'nin sözlerine ve Cafer Sadık'tan nakledilen bir Şii rivayetine yer verdi. Hurafeci İbn Arabi'nin, Allah'ın yüz bin Adem yarattığına dair sözünü ve Şiilerin Allah'ın bin kere bin (bir milyon) Adem yarattığına dair naklini aktarıyor. Peki, bize söyler misiniz; bunlar yüz bin mi, bir milyon mu, yoksa milyarlarca mı?
Daha sonra yazar, tüm insanların soyunun Adem adında tek bir babaya dayandığı düşüncesinin Kur'an'dan değil, tahrif edilmiş Tevrat'tan geldiğini iddia etti. Dolayısıyla, günümüzdeki akıllı insanların tek bir adamın soyundan değil de atalarından evrimleştiğini söyleyen evrim teorisiyle bir sorun olmadığını savundu.
Peki, Peygamberin (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) "Hepiniz Adem'densiniz" sözünü ne yapacağız? Bu, tüm insanların Adem'in çocukları olduğunu göstermez mi?
Bu yazar size diyor ki: Peygamberin (Allah'ın salat ve selamı onun üzerine olsun) "Hepiniz Adem'densiniz" sözü kastedilen şeye delil olmaz; çünkü o sırada hitap edilenler arasında Çinliler, Amerika yerlileri veya Malakka halkından kimse yoktu.
Peki, ey dahi yazar, insanların Adem'in çocukları olduğunu belirten hadisleri ne yapacağız? Örneğin sahih hadiste buyurulduğu gibi: "İnsanlar Adem'in çocuklarıdır ve Allah Adem'i topraktan yaratmıştır."
Ya şu sahih hadisi ne yapacağız: "Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Dikkat edin, Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap'a, beyazın siyaha, siyahın beyaza takva dışında bir üstünlüğü yoktur. Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır."
"Ey insanlar!" hitabıyla başlayan bu hadiste Peygamber, insanları ırklarına ve renklerine göre zikrediyor: Araplar, Arap olmayanlar, beyazlar ve siyahlar. Ve hepsine birden şöyle diyor: "Babanız birdir, babanız birdir."
Hatta insanlara "Ey Adem oğulları" diye hitap eden ayetleri ne yapacağız? Ey dahi yazar, senin sözünün anlamı şudur: Bu ayetler sadece Adem'in soyundan gelen belirli bir ırka yöneliktir; Çinliler, Amerika yerlileri ve hatta bazı Araplar gibi diğer ırkları kapsamaz!
Düşünün ki, tüm bu ayetler yapılan testlere göre sadece belirli bir ırk olan "Adem oğulları" için geçerli hale geliyor!
Peki sayın yazar, eğer bir kişi hem insani genlere hem de Adem soyundan olmayan genlere sahipse bu çıkmazdan nasıl kurtulacağız? Bu kişi o zaman bu ayetlerde geçen emirlerin yarısından mı sorumlu olacak?
Entelektüel ergenlik ve Kur'an'ın kutsallığını hafife almak bu dereceye mi ulaştı? Bir kimse, sahte bilim teorilerine, varlık birliği inancına sahip İbn Arabi'nin sözlerine ve rivayetlerinin durumu malum olan Şiilerin dayanaksız nakillerine dayanarak ayetlerin ve sahih hadislerin yalanladığı sözleri nasıl söyleyebilir? Kaldı ki Şiiler bu iddia edilen rivayetin bazı versiyonlarında "Allah bin kere bin alem ve bin kere bin Adem yarattı" diyerek bunların dağıldığını söylerler.
Kardeşlerim, bu yazarın apaçık cehaletine rağmen, sözlerini alkışlayanlar ve bunları yayanlar var; aldatılanlar ne kadar da çok.
Yazar, konuyla ilgili dört makalesini şu kurgusal ifadelerle bitiriyor: "Yeryüzünde insan benzeri varlıklar Allah'ın emriyle yavaş yavaş akıllanmaya başladılar; Homo Erectus'tan Homo Sapiens'e geçerek Adem'e yoldaş ve yeryüzünün imarında ona ortak oldular."
Görünen o ki, evrim hurafesini İslamileştirmek, bu ve benzeri yazar ve romancılar için verimli bir alan haline gelmiş. Önümüzdeki günlerde, hayal güçlerini serbest bıraktıkları, ilimden, hidayetten ve aydınlatıcı bir kitaptan yoksun olarak Kur'an hakkında ileri geri konuştukları romanlarının piyasayı istila etmesi beni şaşırtmaz. Allah yardımcımız olsun.
Her halükarda, "Yakin Yolculuğu" programımızın önümüzdeki Cumartesi günkü bölümü, Allah'ın izniyle, insanın evrimini İslamileştirmeye çalışanların ayetlerden getirdikleri deliller hakkında olacak. Kardeşlerim, fark ettiğiniz üzere konu sadece insanın kökeni meselesi değil; aynı zamanda Kur'an hakkında bilgisizce konuşmak, onun kutsallığına karşı çıkmak ve manalarını tahrif etmektir. Ne uğruna? Psikolojik bir yenilgi ve sahte bilimin hurafeleri uğruna. Allah yardımcımız olsun. Bizi takip etmeye devam edin.
Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.