← Eşit Değillerdir sayfasına dön
Bu içerik otomatik olarak çevrilmiştir. Arapça orijinalini görüntüle

Bölüm 4

15 Temmuz 2014
Bölüm 4

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Değerli kardeşlerim, Müslüman ile kafir arasındaki farkı Kur'an-ı Kerim'in nuruyla incelediğimiz "Eşit Değiller" serimize devam ediyoruz. Kardeşlerim, bu farkı idrak etmekteki amacımızın öncelikle dinimizle izzet duymak olduğunu, ardından insanlığın onurunu zedeleyen ve Rabbi katındaki değerini düşüren şirk pisliklerinden arınma ihtiyacını fark etmek olduğunu hatırlatmak gerekir. Böylece Allah'ın bize lütfettiği İslam ile, Allah'ın kendileri için çıkardığı bu insanlığa bir rahmet olarak hidayet ulaştırmaya çalışırız: ((Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz)) Bizimle kafirler arasındaki bu farkı kavramak, davet görevinden geri kalmak için sıkça mazeret olarak kullandığımız dini hoşgörü ve ötekini kabul etme ifadeleriyle duygularımızı uyuşturmak yerine, onları davet etmek ve bu davetin yolundaki inatçı engelleri kaldırmak için gereken itici güçtür. Zira bazılarımızın hissiyatına, aramızdaki farkın büyük olmadığı ve sanki (hepsinin aynı kapıya çıktığı) düşüncesi sızmıştır! Oysa kafirlerin hasta olduğunu ve ilacın bizim elimizde olduğunu hissetmemiz gerekir. Öyleyse kardeşlerim, bu farkı açıklamaya devam edelim. Dinimizde gerçek temizlik ruh temizliğidir. Bu tanıma göre mümin temizdir, cünüp olsa veya vücuduna bir necaset bulaşsa bile manen pislenmez. Allah Teala şöyle buyurmuştur: ((Meleklerin, canlarını iyiler olarak aldığı kimselere: 'Selam size' derler)) (Nahl 32). İyilerin ruhları temizdir. Peygamber (Allah'ın selamı ve bereketi onun üzerine olsun) üzerinde ittifak edilen bir hadiste şöyle buyurmuştur: ((Mümin necis olmaz)). Buna karşılık kafir, yıkansa da, suda beklese de ve en güzel parfümleri sürünse de necistir. Allah Teala şöyle buyurmuştur: ((Müşrikler ancak bir pisliktir, artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar)) (Tevbe 28). Münafıklar hakkında ise şöyle buyurmuştur: ((Onlardan yüz çevirin, çünkü onlar pistir)). Hiç eşit olurlar mı? Eşit değiller. Mümin, Allah'ın mizanında büyük bir değere sahiptir. Tirmizi'nin rivayet ettiği hasen-sahih bir hadiste İbn Ömer (Allah ikisinden de razı olsun) Kabe'ye bakmış ve şöyle demiştir: "Sen ne büyüksün, hürmetin ne büyüktür! Ancak müminin Allah katındaki hürmeti senden daha büyüktür." Buna karşılık Allah müşrikler için şu misalleri vermiştir: ((Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar)), ((Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir)). Hiç kerem sahibi ile aşağılık olan bir olur mu? Eşit değiller.

Mümin için Arş'ı taşıyanlar istiğfar eder: ((Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na inanırlar ve iman edenler için şöylece bağışlanma dilerler: 'Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tövbe edenleri ve senin yoluna uyanları bağışla, onları cehennem azabından koru' (7) )) (Gafir).

Peki bu mümin, imanından sonra küfre saparsa akıbeti ne olur? ((İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır (87). Onlar orada ebedi kalacaklardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez (88) )) (Al-i İmran).

Hiç kendisi için istiğfar edilen ile lanetlenen bir olur mu? Eşit değiller. Eşit değiller. Öyleyse imanımızla izzet duyalım ve onun feyzini insan kardeşlerimize cömertçe sunmaya hırslı olalım. Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.